Tüm hakları saklıdır.

Reddedilenler Salonu

 

19. yüzyılın ikinci yarısında, katı kurallarına sıkı sıkıya bağlı olunmasını isteyen akademi jürisinin reddettiği sanatçılar için açılır. 

19. yüzyıl Paris’inde Fransız Sanat Akademisi jürisinin seçtiği yapıtlar, yılda iki kez sergileniyor ve dönem sanatı, ancak bu sergiler aracılığıyla sanat izleyicisiyle buluşuyordu.  1863 yılındaki ilkbahar sergisinden önce de 1000’in üzerinde eser, jüri tarafından reddedildi. Bu eserlerin içinde, sanat tarihinde büyük roller oynayan ve bugün sanatla çok fazla ilgilenmeyenlerin bile isimlerini bildiği Paul Cezanne, Eduard Manet, Camille Pissaro’nun da resimleri vardı. 

Yüzlerce eserin jüri tarafından kabul edilmemesi sorununu, İmparator III. Napolyon ele aldı ve bunların farklı bir salonda sergilenmesini istedi.  Böylelikle  Reddedilenler Salonu, Salon des Refusés doğmuş oldu.

 

Reddedilen sanatçıların salonu, akademi salonundan iki hafta sonra açıldı. Ancak reddedilenlerin bir kısmı jüriden gelecek tepkilerden çekindikleri için eserlerini sergiden çekti. Yine de yüzlerce iş sergilendi.

Bu salon, sanatın tek tipleştirilmesine karşı atılan büyük bir adımdır. Jürinin katılığı karşısında kendi sanatından ödün vermek istemeyen sanatçılara yeni bir alan açar. Böylelikle sanatı özgürleştirecek yola girilmiş olur.